Donald Trump vs Biff Tannen

Evet arkadaşlar uzun zamandır bloga yazmadığımı fark ettim. Artık bir konu üzerine yazma noktasında körelmeye başlıyorum sanırım. Her neyse, bugün bir yazı yazmaya karar verdim.

Geleceğe Dönüş serisini belli aralıklarla yeniden izlerim. İlk izlediğimde 8-9 yaşlarındaydım. Yaz aylarına doğru, yanlış hatırlamıyorsam TRT’de her cuma akşamı bir bölümü olacak şekilde 3 hafta yayınlanırdı. Hemen hemen her yıl bu süreç tekrarlanırdı. Ben de her yıl yayınlanacağı dönemi beklerdim. Mutlaka izlemeye çalışırdım. Çünkü öyle bir hayal gücü tarafından yazılmışki izlemekten aldığım keyif kadar, daha sonraki zamanlarda üzerine düşünmeyi de sevmeye başlamıştım.

Evimize ilk bilgisayar alındığında ve ardından telefonu çıkarıp interneti bağladığımız o dönem geldiğinde, film hakkında yazılara denk gelmeye başladım. Genel kültürüm gelişmeye başladıkça filmi her izlediğimde başka başka detaylara hakim olmaya başlıyordum. Bu da filmler üzerine düşünüp yeni bakış açıları kazanmama vesile oldu. Bu yüzden de Geleceğe Dönüş serisi benim için ayrı bir yere ve öneme sahip.

Birkaç yıldır izlemiyordum. Bu yıl izlerken Biff Tannen karakteri üzerine dikkatimi bir şey çekti. Biff Tannen’ın zengin olduğu alternatif 1985 yılında yapmış olduğu bina, Trump Tower ile benzer algıya sahipti. Bunun üzerine, filmden sonra baktım. Evet Trump’ın ilk aday olduğu ve kazandığı dönemde de bu konu tartışılmış. Ama benim gözümden kaçmış.

Biff Tannen Tower ile Trump Tower karşılaştırıldığında benzer bir eğlence anlayışına sahip olduğu görülebilir. Onun dışında Biff Tannen’da bulunan “zengin özgüveni” ile Trump’ın özgüveni benziyor. Uslüp benzerliği de aslında buradan kaynaklanıyor. Üslup demişken örnek de verelim. Özellikle son dönemlerde gündemi oldukça meşgul eden haliyle Trump’ın kibirli ve materyalist tarzı öne çıkıyor. Aslında kariyerinin büyük çoğunluğunu ve popülerliğini bu yöntemle ya da bu karakteri ile kazandığı görülüyor. Biff Tannen da benzer bir üne sahip, özellikle de serinin ikinci filminde.

Her iki ismin de popüler olmaktan aldığı hazzı gözlerinde görebiliyoruz. Popülerliği, liderlik etmek üzere kullandıkları da yine dikkatlerden kaçmayan bir benzerlik olarak sayılabilir. Birisi Hill Valley’in lideri diğeri de ABD’nin lideri konumunda bulunduğu süre zarfında benzer bir liderlik tarzlarının olduğunu söylemek mümkün.

Serinin senaristlerinden Bob Gale verdiği bir röportajda da zaten ufak bir esinlenme olduğunu söylemiş. Bana kalırsa bayağı bir esinlenme olmuş.

Geleceğe Dönüş serisi demişken aslında filmin yapmış olduğu diğer göndermelere de değinmek isterim. Onu da başka bir yazının konusu yapsam daha iyi olur gibi. Yine de Johnny B. Goode şarkısına değinmeden geçmek istemiyorum.

Marty bu şarkıyı 1955 yılında söylüyor. Şarkı orijinalde 1958 yılında Chuck Berry tarafından piyasaya sürülüyor. Rock’n’Roll kültürünün başlangıcı kabul edilen bu şarkıyı Marty sahnede söylerken, grubun lideri olan Marvin Berry kuzeni Chuck Berry’i arayarak “Chuck yeni bir şeyler arıyordun, bak dinle” diyerek aslında 3 yıl sonra Chuck tarafından çıkarılacak olan şarkıyı Marty’den dinletiyor. Yapılan gönderme çok güzel. Tabi senaryo içerisinde baktığımızda doğal olarak bir zaman kırılmasına ve alternatif bir geleceğin oluşmasına hatta bir zaman paradoksuna sebep veriyor olması lazımken, biz hikayenin o kısmını hiç görmüyoruz. Çünkü hikayemiz McFly ailesinin hikayesi.

Peki sizlerin Geleceğe Dönüş serisindeki en sevdiğiniz sahne veya gönderme hangisi?

Yorum bırakın