EYY DUMBLEDORE! SEN KİMSİN YA?

Harry Potter, karanlığa bürünmeye yüz tutmuş, umutların tükenmeye başladığı bir Dünya’da, hiçbir şey yapmadan umutları yeşertmiş, karanlığa ışık tutulmuşçasına aydınlığa dönüşmesine neden olmuş biri. Ülkenin bütününde adı gür sesli nidalara dönüşüp dilden dile anlatılıyordu. Sonra geldi okula başladı.

Harry’nin okula başladığı yıl okuldaki öğretmenlerden belki de en önemli derslerden birinin hocası, içine Voldemort kaçtığı için ölüyor. Okulda bir öğretmen ölüyor! Ama bu olayı algı oyunları ile, öğretmenin suçu olarak lanse ettirip temize çıkıyor malum şahıs. Kimse de demiyor ki, Felsefe Taşı’nın okulda ne işi var? Ayrıca Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin hocası, bizzat karanlık sanatın kendisi olmuş, ama 1 yıl boyunca gözünün önünde gerçekleşen bu hadiseyi Dumbledore fark etmemiş. Yersen tabi…

Gelelim ikinci yıla. Arkadaşım, hadi uzun yıllardır okulda olan hocan öldü. Neden hemen dersin lanetli olduğu söylentisine paye bırakıyorsun? Önüne geçsene bu söylentinin. “Ben Dumbledore’yim, teminatınız benim” desene. Diyemedin tabi. Çünkü Gandalf ile birlikte, “gücünü doğru zamanda doğru yerde kullanma” diye bir şey uydurmuşsunuz, millet şaklaban olduğunuzu çakmasın diye…

Her neyse Gilderoy Lockhart geliyor. Ya efendiler bu adamın öğrencilik yılları bile Hogwarts’ı canından bezdirmiş. Öyle egolu bir adam. Bu adamdan değil hoca, bir tane koyunun başına çoban olmaz. Bu nasıl bir tercih? Minerva hocam önderliğinde bir grup öğretmen bu tercihi eleştirirken, “Kötü bir öğretmenden bile öğrenilecek birçok şey vardır: ne yapmamalı, nasıl olmamalı” diyor Dumbledore… Bak bak bak cevaba bak. Biri de çıkıp demiyor ki “müdür bey, müdür bey, aileler bu çocukları buraya ne yapması gerektiğini, ne olması gerektiğini öğrensin diye gönderiyor, bu çocuklar deneme tahtası mı” ya bu adamın zaafı geçen seneden belli olmuş. Hatta birkaç ay önce Voldemort okulu tek başına basmış. Hâlâ bu Dumbledore’ye inanan var yahu.

Gelelim üçüncü yıla. Sen saçma sapan tercih ile ikinci yılı mahvetmişsin, çocuklar hiçbir şey öğrenememiş. Yetmemiş, görevin lanetli olduğunu söyleyenlere malzeme vermişsin. Sonra fellik fellik yeni hoca ara. Ama yok. Sonra bulamadım deyip bir kurtadamı getir. Ya bu adam yıllarca kurtadam olduğunu güzelce saklamış. Dostları dışında bilen yok. Sen niye bu adamı, pardon kurtadamı sahnenin ortasına atıyorsun? Lupin istemiyorum dediğinde neden ikna etmeye çalışıp bunu başarıyorsun? Bencillik resmen…

Tabi Lupin yine kurt da olsa adamlık taşıyor. Önceki yıl dersin bomboş geçtiğini görünce sistem değişikliğine gidiyor ve başarılı bir eğitim veriyor. Hatta “eğitim nedir, nasıl verilir” diye konferans verse de bütün eğitimciler dinlese. Ama bilin bakalım ne oluyor? Öğretmenler arası çatışma başlıyor. Birbirinin kuyusunu kazan öğretmen mi olur? Bu çatışmanın sebebi Dumbledore değil midir? Ya yanlış tercih ya da doğru tercih için yanlış zaman… Haklı olduğu nokta yok resmen…

Dördüncü yıl evet işte bu tercih çok iyi. Bir Seherbaz, yani sahada gerçek suçlular ile mücadele etmiş bir hoca getiriyorsun. Ama bir dakika! Bu adam o adam değil! Senin hocanın yerine başkası geçmiş. Yıllarca arkadaşın olan Moddy değil karşındaki ve koskoca 1 yıl geçiyor, anlamıyorsun. Biz de çocukları sana emanet ediyoruz. Çocuğumuz okulda kaybolsa 1 yıl haberiniz olmayacak demek ki!

Beşinci yıl zaten facia. Hani bu adam istese Sihir Bakanı oluyordu? Hani bu adamın sözü her yerde geçiyordu? Hem okula öğretmen bulamazsın hem de Bakanlıktan öğretmen dilenirsin. Yetmezmiş gibi Bakanlık bünyesinde çocuk düşmanlığı sıralamasında açık ara farkla lider olan meymenetsiz Dolores’i okula verirler, eylem dahi yapmazsın. Hatta tam aksine diğer öğretmenlere de durumu kabullendirmeye yönelik cümleler kurarsın. Kimden yanasın Eyy Dumbledore?

Altıncı yıla hiç gelmiyorum bile. Yıllarca Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersini vermek isteyen Snape anca mı aklına geldi? Okul onca badire atlatırken, istikrarlı bir öğretmeni nasıl olur da bu derse kaydırmazsın? Hatta ücretini arttır, ders programını ayarla her iki dersi birden versin, değil mi? Ama yok yıllarca kenarda beklet sonra “elde de kimse kalmadı, harbiden lanetli bu ders galiba” deyip ayağını kaydırmak istediğin adamı bu dersin hocası yap. Ama Hogsmade çocuğu bunu yemez aslanım, sene sonunda “ben gideceğime sen git” der ve alır canını böyle adamın. Ayrıca eski Ölüm Yiyen’i derse hoca yapıyorsun, ölmesen son yıl bizzat Voldemort’a bırakacaktın dersi, eminim…

Bakın bunları sadece bir ders üzerinden anlatıyorum. Yok Biçim Değiştirme dersini sadece Animagus diye Minerva McGonagall’a ver, yok Sihir Tarihi’ni sadece hayelet olduğu için Cuthbert Binns’e ver. Eğitimci kalitesi var mı diye bakmıyorsun sanırım? Hem Voldemort’un Hortkuluklar’ını bulmaya çalış hem de ona bu büyüyü öğretecek kadar öğrencisini tanıyamayan adamı (Horace Slughorn) giderayak okula yeniden musallat et. O da gitsin ergenlere aşk büyüsü öğretsin. Abicim bu okulun kalitesi bu muydu?

Öğrenci seçimleri de facia resmen. Hermione dışında kaliteli öğrencisi yok mu bu memleketin. Ha pardon o da sizin meşrebinizden değil ki. Siz büyücülerin değil biz Muggleların övünç kaynağı. Ayrıca senin okuldan bir şey öğrenemeyeceğini öngörüp, okula gelmeden kendini eğitecek kadar da zeki ve karakterli. Bizim dünyamızdan çıkıp sizin büyücülerinize fark atıyor resmen. Bu da size kapak olsun Bay Dumbledore…

Şimdi aranızda yorum yapanlar çıkar, yok Quirell’ın içine Voldemort kaçtı, yok Lockhart hafızası kaybetti, yok Lupin kurtadamdı. Ya arkadaşım Quirrell, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası değil mi? Savunamamış işte. Yıllarca dersi vermiş ama pratik yok. Liyakatsiz. Diğeri yani Lockhart zaten sıkıntılı adam. Hikayeleri bile çakma. Hiçbir zaman karanlık sanatlara karşı gelmemiş ki. Eee Lupin, görevi kabul etmeden de kurtadamdı. Görevi bırakmaları için bahane mi şimdi bunlar? Herkes yattığım yerden Galleon kazanayım derdinde. Biraz zor gelince kaçmak için “bu ders lanetli” diye bahane uydurup kaçıyorlar. Yazıklar olsun.

Profesör Dippet dönemi böyle miydi? Yemekhanede tek çeşit yemek çıkardı ama herkes doyardı. Dumbledore geldi “artık çeşit çeşit yemek çıkarıyoruz” dedi. Kimse de demedi ki “hocam bunca yemeği kim yiyecek? Yarısı israf oluyor”. Herkes şakşakçı olmuş bu büyücü dünyasında. Sonra evcinlerinin çalışma şartlarını düşünen de yok. Yine Hermione tek başına mücadele veriyor. Dumbledore’nin bozduğu bütün sistemleri düzeltmek için tek başına mücadele verdi Hermione. Bozulmuş Harry bile Hermione olmasa Voldemort ile mücadele edemeyecekti. Onu dahi düzeltti.

Peki ya Dippet dönemi eğitim kalitesi? Onun döneminde yetişen öğrencilere bakın. Mesela Voldemort. Adamın eğitim sistemi Voldemort yetiştirmiş ya ne anlatıyorsunuz? Gitmiş her dersin hocasından maksimum katkı almış. Hortkuluk yapmış, karanlık sanatlara karşı savunmayı geçmiş direkt karanlık sanat olmuş. Mesela bakın Minerva McGonagall, kendi döneminin hocasından ders alıp Animagus olmuş, bilinen 11 kişinin arasına 12. olarak gelmiş. Büyük adam şu Dippet.

Bir de herkes tutturmuş Voldemort, Dumbledore’den korkuyor. Neymiş Dumbledore, Voldemort’tan daha büyükmüş ama karanlık işler yapmadığı için belli olmuyormuş. Bırakın kardeşim, Voldemort ne zaman ortaya çıksa Dumbledore okulda yok. Felsefe Taşı’nı çalmak üzereyken neredeydi ya da Sırlar Odası’na öğrenci kaçırıldığında? Peki ya Yasak Orman’a kamp kurduğunda neredeydi? Hep bir bahane, yok Sihir Bakanlığı’na çağırdılar, yok Azkaban’a atacaklardı, yok öldüm… Ya adam geldi senin mezarından asanı aldı da bir şey yapamadın Eyy Dumbledore, ne büyüklüğü, hangi korku?

Bir de ne diyor, “Mürver asa benimki, yenilmez asa” Hadi oradan be. Eline şekilli çomak alan da “büyücüyüm” deyip işin şovunda. Sonra adına Gandalf diyorlar, Dumbledore diyorlar. Hayır bari çomağın ucunu sivrelt de bir işe yarasın. Ama yok şekli bozulur, ayarı kaçarmış. Şimdi değilse ne zaman, soruyorum ne zaman kullanılacak bu çomaklar. En azından çelik çomak oynarsınız, diyeceğim de siz ondan da anlamazsınız…

Evet arkadaşlar benim yazmayı unuttuğum, Dumbledore’nin şişirildiği başka detay var mı sizce? Yorumlara bekliyorum.

Bu yazımı evladını eğiten ebeveynlere, öğrencisini eğiten öğretmenlere, çırağını eğiten ustalara ve hepimizi eğiten Dünya’ya adıyorum.

Yorum bırakın