Filmleri Nasıl Puanlıyoruz?

Bu blogda asıl amacım ve niyetim bir replikten ya da sahneden yola çıkarak, benzer replik veya sahneleri kıyaslama ile geniş çaplı fikir yazıları yazmaya niyetliydim. Fazlaca film inceleme yazısı yazmayı düşünmüyordum. Ama bakıyorum ki hedeflediğimden daha fazla film inceleme yazısı yazmışım.

Hangi konuda yazayım diye düşünüyordum. Aklıma film incelemesi yaparken kendi adıma neyi kriter belirlediğimi ve hangi kriterlerin film genelinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlatmak geldi. Başlıkta çoğul şekilde yazdım çünkü bu yazıda sizlerden yorum bekliyorum. Herkesin kendi kriterleri farklıdır. Sizin kriterlerinizi de görüp farklı bir bakışı elde edip edemeyeceğimi görmek istiyorum açıkçası. O yüzden sizlerden de yorum kısmında kendi kriterlerinizi belirtmenizi isteyeceğim.

O zaman başlayalım.

Benim için en önemli kriter kesinlikle senaryo. Senaryo derken tek başına filmin akışından bahsetmiyorum. Olay akışı, kendi içinde çelişmeyen sahneler, tercih edilen replikler, verilen mesaj, alt metinde verilen mesaj, karakter derinliği ve gelişimi gibi birçok alt kategoriye bölüyorum senaryo derken. Bu yüzden en büyük puanı bende hep senaryo kategorisi alır. İyi bir senaryo kötü oyunculukla dahi kendini belli eder. En fazla yeniden yapım şeklinde farklı ve daha uygun oyuncularla hak ettiği değeri bulabilir. Ama finali olmayan bir senaryoya puan vermek ne kelime, tam aksine puan kırmak gerek diye düşünüyorum. O yüzden 0 puan verdiğim, hatta -1 puan verdiğim filmler dahi olabiliyor. İyi bir giriş, iyi bir hikaye girişi, karakter tanıtımı ve karakterin derinliği, karakterin gelişimi, hikayenin gelişimi, çelişmeyen hikaye ve iyi bir final… Bu değerlendirmede her şey ortalama ise +1 veriyorum. Ortalamanın üstünde ise +2 veriyorum. Ama hepsi mükemmel ya da mükemmele yakın olabiliyor. O zaman da +3 veriyorum. Interstaller gibi zoru basite indirgeyen senaryolar diğerlerinden ayrılmayacak mıydı? Peki ya Prestij gibi, Olağan Şüpheliler gibi filmler diğer filmler ile aynı puanları mı alacaktı bu kriterde?

İkinci kriterim oyuncu performansları. Evet iyi senaryo kötü oyunculukta da kendini belli eder ama kötü oyunculuk filmin efsane olmasının önüne geçer. Çünkü karakterin bize aktarmak istediği duygunun önüne geçer. İyi senayoyu alırız ama duyguyu alamayınca, kendimizi filmin içinde bulamayız. Özümsemeyi yapamayınca da 10/10 verip efsane kategorisine sokmayız filmi. Bu hepimiz için geçerli bence. Ama yine de finali olmayan bir senaryo kadar filme bakış açımızı etkilemez. O yüzden ikinci kriter olarak oyuncu kadrosunun karakterler ile uyumu ve oyuncu performansı ikinci en önemli kriterim oluyor. Puanlamada ise; ortalama altı performanslar varsa 0 puan diyorum. Ortalama performanslara +1 veriyorum. Ortalama üstü performanslar görüyorsak +2 puan veriyorum. Eğer mükemmel ya da mükemmele yakın performans görürsem +3 verdiğim bile oluyor. Heath Ledger’in Joker performansı farkını almayacak mıydı ki?

Mekan ve kıyafet kriteri ile müzik kriterini aynı önemde benim için. Hatta bu özellikler 1/10 puan değerinde oluyor. İyi bir mekan ve kıyafet seçimi yapılmışsa kendimizi filmin içinde bulmamız daha kolay oluyor. Bu da 10 üzerinden puanlar iken +1 yazmaya itiyor beni. Aynı şekilde iyi bir müzik varsa +1 yazarım. Aslında bu alanların ortalama olması +1 yazmama yetiyor. Çok kötü ise o zaman o puanları vermemeyi tercih ediyorum. Eğer çok çok iyiyse o zaman bol keseden +2 verebiliyorum 🙂 Hans Zimmer’in farkı olmayacak mıydı ki? Ortaya koyduğu eserler film kadar konuşulmuyor mu? O zaman neden +1 olarak kalsın ki?

Görsellik konusu da benim için bir kriter. Bu kriteri değerlendirirken tabi ki filmin dönemini de göz önüne alıyorum. Aynı dönemdeki filmlere göre daha başarılı bir görsel efekt varsa kesinlikle artı yazarım onu. Aslında bu kriterle birlikte değerlendirdiğim bir konu daha var. O da sinematografi denilen sahneler. Film sıradan bir hikayeyi anlatıyor ise, doğal olarak fazlaca efekt olmaaycaktır. O zaman da tercih edilen mekanlar ve bu mekanların renklendirmesi, kameranın çekim açısı gibi detaylar bir bütünlük içerisinde olursa kesinlikle yine bol keseden artı yazabilirim filme. Ama yine +2’yi geçmez bu kriterlerim. En yeni örneklerden biri olarak Dune serisi gibi görsel şölen ve sinematografisi yüksek bir yapım diğerlerinden ayrılmayacak mıydı?

Şimdi gelelim özet tabloya;

Senaryo : -1, 0 , +1 , +2 , +3
Oyuncu performansları: 0 , +1 , +2 , +3
Müzik: -1 , 0 , +1 , +2
Dekor ve kıyafet: 0 , +1 , +2
Görsel efekt ve sinematografi: -1 , 0 , +1, +2

Fark ettiyseniz hepsinden en iyi puanı alan 12/10 yapıyor benim için. Zaten onlar da favori filmim olup belli aralıklarla tekrar tekrar izlediğim filmlerdir. Bu hesaplama yöntemime rağmen 10/10 puan verdiğim film sayısı olabildiğince azdır. Hatta bir ara o filmlerin listesini de payalaşayım.

Neden toplamda 12/10 yaptığını da anlatayım. Bir filmin özellikle iyi bir senaryoya veya oyunculuk performansına sahip olması diğer alanlarda ortalama kalması ya da ortalamanın altında kalması veya tamamen kötü olması halinde bu “kusurları” tolere edebilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Bir de zaten belli bir sayının üstünde film izlemiş kişilerde ve dolayısyla kendimde de gördüğüm şey, beğenme ihtimali ile izlenen film sayısının ters orantılı olduğu. Bir kişi ne kadar çok film izlemiş ise, o kadar çok senaryo görmüştür. Bu yüzden de yeni izlediği filmler artık o kişi için klişe haline gelmeye başlamıştır. Hatta sürpriz sonlu filmlerin senaryosunu bile ilk izlediğinde tahmin etmeye başlar. Arka planda o ihtimali de düşünmeye başlamıştır çünkü. O yüzden ben de son yıllarda yukarıda yazdığım gibi bir puanlama sistemine gittim kendi adıma. Hem tolere edilebilir yönleri olsun filmlerin dedim hem de kendi çıtamın yüksekliğinden dolayı aykırı ses olmak yerine arada sırada film izleyenlere doğru şekilde öneriler sunabilirim dedim.

Peki sizlerin film değerlendirme kriterleri nasıl? Anlatın tartışalım.

Yorum bırakın