Arınma Gecesi serisinin ilk filmine ilişkin yorum yaparken filmin alt metninin güzelliğinden bahsetmiştim. Serinin ikinci filmi ise Arınma Gecesi 2: Anarşi ismiyle ilk filmden 1 yıl sonrasında vizyona giriyor. İlk film 2022 Mart ayındaki geceyi konu alırken ikinci film de zaman çizgisini bozmadan 2023 yılının Arınma Gecesi’ni konu alıyor. İki film arasındaki en bariz fark ise, ilk film bir aileye bağlı kalarak onların evinde geçen olayları anlatıyor. İkinci film ise, ilk filmde televizyonda gördüğümüz, duyduğumuz sokakları konu alıyor. Yaşanan olayları daha yakından izleme olanağı buluyoruz. Zaten ilk filmin en güzel yanının televizyon ve radyo yayınlarında belirtilen kısımlar olduğunu ifade etmiştim. Bu filmde kendimizi o olayların içinde bulunca, filmin kalitesi de bir tık yukarıya taşınmış. Zaten IMDb puanı da yükselerek bunu ispatlamış. Ancak yine de hak ettiği puandan biraz uzakta kaldığını düşünüyorum.
İkinci filmde de hâlâ televizyon yayınları devam etmekte. Yine kritik bilgiler televizyon ve radyo yayınlarında. İlk filmin en iyi yanı olarak senaryonun alt metnini anlatma yöntemi olarak kullanmaya devam etmişler. Bizi de sokaklarda yaşanan olayların içine dahil etmeleri ile birlikte ilk filme göre gerçekten çıtayı biraz daha yükseltmişler. Çoğu zaman ilk filmden sonra ikinci filmde düşüşe geçtiklerini söyleriz. Arınma Gecesi serisi bu anlamda kendi farkını ortaya koyuyor. Benden artı puan alıyor.
Kadro seçimi konusunda Frank Grillo’nun performansı ve filme uyumuna bayıldım. Başarılı bir tercih olmuş. Karakterin gizemi ile birlikte bizi de filmin içine çekecek bir performans ortaya koymuş. Bu da filmin artı yönlerinden birisi olmuş.
İlk filmde sisteme destek verenler ve muhalif olanların varlığından haberdar olmuştuk. Bu filmde sisteme karşı çıksalar bile sistemden kendine fayda çıkaran üçüncü bir grubun varlığını öğreniyoruz ki aslında bu grup da hikaye içerisinde ciddi yer edinen bir grup. Ancak diğer iki grup kadar organize olmadıkları ve tamamen kişisel hareket ettikleri için çok göze batmıyor gibiler. Frank Grillo’nun canlandırdığı Çavuş karakteri bence bu sınıfa ait birisi.
Bir diğer yandan sistemin temelinde her ne kadar sınıf çatışması olsa da, her iki sınıfın varlığı, sistemin devamlılığı açısından elzem vaziyettedir. Bu yüzden, bir sınıfın diğerine karşı bariz bir üstünlük sağlamasının sistemi kilitleyeceğine ilişkin detayların, sadece filmde bahsedilen sistemde değil bütün yönetim sistemlerinde bir karşılığı olduğunu belirtmeliyim. Zaten çoğumuz bunun farkındayızdır. Gündelik hayatı yorumlarken, bu noktadan yola çıktığımızda birçok şeyi daha rahat yorumlar hale geliyoruz. Filmin alt metni ile birlikte bize verilen bu bilgi filmin hikayesinin aslında ne kadar kaliteli olduğunu da gösteriyor. Ancak bu kaliteyi aktarma yöntemlerinde bir eksiklik var. Tam olarak nasıl bir eksiklik olduğunu göremedim ama o eksiklik filmin puanı dahil birçok şeyi de etkilediği aşikâr. 10 üzerinden 8-9 verilebilecekken bence ilk film gibi 7 seviyesinde kalıyor. Hem de ilk filme göre daha iyi olmasına rağmen ve özellikle IMDb gibi sitelerde daha fazla puan almasına rağmen, aradaki fark öyle çok büyük değil. İlk film hakkındaki yorumumu okuduysanız ne demek istediğimi daha rahat anlayabilirsiniz.
Evet, serinin ikinci filmini de yorumladık. Sizce serinin ikinci filmi nasıl bir film? Bir de filmin içeriğinde benim bulamadığım o eksikliğin ne olduğunu hakkında bir fikriniz ya da fark ettiğiniz bir detay varsa öğrenmek isterim. Hep dediğim gibi akıl akıldan üstündür 🙂