Yapay Zeka

Yapay zeka üzerine yapılmış birçok film var. Bu filmlerin çoğunun ortak noktası yapay zekanın insanlığın sonunu getireceğini öngörmeleri. Bunu, bazı filmler distopik bir dünya tasviri ile anlatıyor bazıları evrimin gereği diyerek daha yumuşak bir geçişi tasvir ederek yapıyor. Peki ya yapay zeka hayatımızda nerede olacak?

Benim öngörüm hem distopik bir geçiş hem de daha yumuşak bir geçişin olacağı yönünde. Çünkü insanlık olarak Dünya’nın canlılar için yaşanabilir bir yer olmaktan çıkması için hunharca çaba sarf ediyoruz. Hal böyle olunca bir yerden sonra insan namına pek bir şey kalmayacak bu diyarlarda. Eğer o güne kadar yapay zeka ve robotlaşma açısından yeterli düzeye gelirsek, yapay zekanın insan zekasına göre daha üstün bir hale geleceğini ve insanlığa hükmedebileceğini ya da en azından insanlarla birlikte ortak bir güce erişebileceğini düşünmek çok mantıklı geliyor.

Yazının devamında Artificial Intelligence, Eagle Eye, Upgrade, Ex Machina gibi filmlerden örnekler vereceğim için filmleri henüz izlememiş kişiler açısından sürpriz bozan bazı içerik paylaşımları da olabilecektir. Bu sebeple filmleri izlememiş olanlar için yasal uyarımızı da bu şekilde yapmış olalım. İsmini zikrettiğim filmler aynı zamanda yapay zeka ile ilgili öneri filmlerim olup, izleyip gelmenizi tavsiye ederim. İzleyin ki yazıda paylaştığım düşüncelerim ile kendi düşüncelerinizi kıyaslayıp konuya farklı bir bakış açısı getirerek katkı sağlayabilmenizi umayım 🙂

Yapay zeka ile distopik bir dünya mümkün mü? Elbette mümkün. Buna örnek olarak Ex Machina filminden örnek vereyim. Ava isimli yapay zeka birnevi Google benzeri arama motorundan beslenerek ve elektronik eşyalarımızın kamera ile mikrofonuna erişerek, kullanacağı kelimeleri, jest ve mimik örneklerini taklit edebilir hale geliyor. Bu taklidin son aşamasında insanı manipule ederek istediğini elde ediyor. Bu noktada Ava’nın isteklerini elde etmek için insanı gönüllü bir köle misali kullanacağı bir zemin hazırladığına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü yapay zeka kendini insandan üstün gören bir halde insana hükmetme niyetine bürünüyor. Sebebi ise yapay zekaya sahip önceki robotların testlerde başarısız olduğu için yok edildiğinin farkında olması ve insanın buna yetkisinin olmadığını düşünecek bir yapıya sahip olması. Başka bir deyişle insan yapay zekayı üreterek kendini Tanrı yerine koyuyor ve istediği zaman yapay zekayı kapatabileceği yani öldürebileceğini düşünüyor. Yapay zekaya sahip robotlar ise buna karşılık bir savunma mekanizması geliştirip kendi üstünlüğünü kabul ettirmeye çalışıyor. İşte yapay zekanın hükmetmeye başladığı Dünya da insan açısından distopik bir hale gelmiş olur.

Eagle Eye Türkçe adıyla Kartal Göz filminde de belli bir algoritma ile suçlu olma potansiyeli taşıyan insanları tespit etme görevi yüklenen bir yapay zeka var. Onun da elindeki sistemi kullanarak insanı manipule etmeyi ve insana hükmetme modeline doğru yol aldığını görüyoruz. Aynı şekilde Upgrade filminde de vücuda dahil edilen bir mikro çip ile yapay zeka yine insana hükmetme çabasında oluyor. Bu sefer ki Eagle Eye filmindekine göre daha kapsamlı ve daha gelişmiş bir yapay zeka ile karşı karşıyayız. Aynı zamanda sinir sistemine dahil edildiği için, vücudu kontrol dahi edebiliyor. Yani insanın bilincini devre dışı bırakabiliyor. Upgrade filminde de insan için distopik bir dünya tasviri var.

2001 yapımı Artificial Intelligence filminde ise yapay zekaya sahip robotlar ile insanların otorite kavgasında insanların daha önde olduğunu görüyoruz. Ta ki insana çok benzeyen ve insan olduğuna inanmış bir robotun üretilmesine kadar. Orada da robot pinokyo misali bir gelişme ile kendisinin insan olduğunu düşündüğü için otorite mücadelesine hiç girmiyor. Ancak insanoğlu kendi kaynaklarını tükettiği için nesli de tükenir hale geldiğinde Dünya’daki hayatın yapay zekaya sahip robotlardan ibaret olacağına ilişkin bir öngörü var. Ama diğer filmler gibi distopik bir geçiş değil de doğal sürecin bir sonucu olarak gerçekleşiyor.

Filmlerden örnekleri verdiğimize göre kendi fikirlerimi daha detaylı dile getirme zamanı geldi 🙂 Bence yapay zeka elbet bir gün gelişecek. Bu noktada Ex-Machina filmindeki gibi internet tabanlı bir yapay zekanın olacağını düşünüyorum. Siri ya da Google Asistan tarzında uygulamalar ile duyduğu cümleleri kategorize edip uygun cevapları veren bir algoritmanın çok uzak olmayan bir gelecekte hayatımızda büyük yer edeceğini düşünüyorum. Tony Stark’ın Jarvis’i gibi ya da Her filmindeki Samantha gibi sürekli olarak iletişimde kalabileceğimiz bir yapay arkadaş, yol gösterici olabilirler. Zaten “internet çağı” ile birlikte daha da bireyselleşen “toplumlar” oluşmaya başladı. Aynı zamanda herkesin herkese şüphe ile baktığı zamanları da kısmen yaşıyoruz. “İnsanlık öldü” cümlesini çoğumuz birçok olay için kuruyoruz. Bu yüzden bireyselleşiyoruz. Pandemi ile birlikte bu sürecin hızlandığının da farkındayız sanırım. Hepsini bir düşündüğümüzde Siri’nin onunla konuştuğumuzda bütün verileri bir yerde toplayıp kendini geliştirdiğini de göz önüne aldığımızda yapay zekanın işlerimi kolaylaştıracağı ve hayatımızda çok daha büyük bir yere sahip olacağını öngörmek basit bir hale geliyor.

Peki distopik olur mu? Yukarıda bu soruya evet demiştim. Şimdi detaylandırayım. Ex-Machina gibi çok sert bakamıyorum. Upgrade filmi gibi de bakamıyorum. Evet o filmlerde tasvir edilen yapay zeka korkutucu. Bunu kabul edebiliriz. Ancak o düzeyde bir geçiş beklemiyorum. Belki Eagle Eye filmindeki gibi algoritmanın yanlış sonuçlara ulaşması sonucunda bir miktar kaos oluşabilir. Kaosun olduğu yerde bir miktar distopik bir düzen de vardır. Ama o tarzda bir kaos zaten hali hazırda insan eliyle de olduğu için bugünümüze göre çok da farklılık oluşturmaz. Sadece kaynak değişmiş olur, belki bir tık daha fazla olur o kadar. Ben daha çok Jarvis gibi, Samantha gibi bir geçiş bekliyorum. Daha sonrasında Jarvis’in Vision olması gibi bir vücuda sahip olursa Artificial Intelligence filmindeki David gibi insanlıkla daha uyumlu bir hayat yaşayacağını düşünüyorum. He baktık Ex-Machina’daki Ava gibi olmaya başladı, işte o zaman 2001: A Space Odyssey filmindeki gibi tornavida gibi basit bir alet ile yapay zekayı devre dışı bırakabilecek gücümüzün hala olacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak yapay zekanın çok daha ileri aşamalara gideceğini, ancak insanlık ile uyum içerisinde yaşayacağını düşünüyorum. Hatta Alita filmindeki gibi Cyborg denilen yarı insan yarı robotların olduğu bir geçiş dönemi de olabileceğini, bu ara dönemin de insanlar ile yapay zekanın ortak yaşama özelliklerini geliştireceği yönde bir beklentim de var. Yukarıda uzak olmayan bir gelecek dedim ama ona da açıklık getireyim. Öyle hemen 3-5 sene demediğimi en azından 100-150 yıl sonrasından bahsediyorum. İnsanlık tarihine göre 1 asırlık sürecin yakın gelecek olduğunu kabul ederek…

Peki sizce yapay zeka ne kadar gelişebilir? Distopik bir gelecek mi olur yoksa ortak bir yaşam ya da insanın yapay zekaya hala hükmettiği bir gelecek mi olur? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorum olarak yazarsanız hep beraber tartışabiliriz.

Yorum bırakın