Harry Potter Dizisi Hakkında Beklentilerim

Evet arkadaşlar, hemen her gün çekilecek dizi hakkında bir bilgi öğreniyoruz. Böyle olunca da dedim ki ilk izlenimlerimi ve beklentilerimi yazayım dedim. Başlık konusunda biraz düşündüm, sonra dedim ki olduğu haliyle net şekilde yazayım. Çünkü diziden ilk beklentim de kitapları olduğu gibi anlatması 🙂

Önce oyuncuların bir kısmı açıklanmıştı, hatırlıyorsunuz. Birçok oyuncu için olumlu fikirler üretilse de, Snape seçimi yapılıp yapılabilecek en kötü haliyle yapılmış. Irkçılık olmasın derken en büyük ırkçılığı yaptınız bre hainler. Kitapta net şekilde beyaz tenli soluk yüzlü olduğu tarif edilen adamı siyahi seçmek kadar berbat bir fikri nerenizden çıkardınız. Yapılan yorumlara da baktım. Memnun olan yok kardeşim. Haklıyız. Çokça yapılan ve kabul gören yoruma da ayrıca katılıyorum. İlerleyen bölümlerde James’i ırkçı konumuna getirebilecek bir seçim oluyor bu. Bu oluşmasın diye için Çapulcular’dan birini de siyahi oyuncu yapma tercihi ile limon sıkacaklar gibi duruyor. Bu konu sebebiyle tarafımızı belli edelim. Sırf dışlanmış hissi oluşturmasın diye siyahilere abidik gubidik şekilde roller verince daha çok tepki çekmelerine sebep oluyorsunuz. Siyahi elf mi olur, siyahi Snape mi olur? Bu kadar kaş yaparken göz çıkarmayın arkadaş.

Kadro seçimine tekrar döneyim. Setten gelen ilk görüntülerde Harry için fiziksel olarak çok iyi bir seçim yaptıklarını düşünüyorum. Hatta arttırıyorum Daniel’den daha iyi bir Harry izleyeceğimizi düşünüyorum. Daniel kadar donuk Harry olmadığı sürece zaten daha iyi bir Harry izleteceği kesin.

İlk sezonun 6 bölüm olacağını açıklamışlar. Bence bölüm sayısı az. En kötü ihtimal 8 bölüm olmalıydı. Kitapta 17 bölüm var. Dizinin her bölümünde, kitabın 2 bölümü olacak şekilde olabilirdi. Senaryo buna müsaitti. Daha detaylı ve güzel bir dizi izlerdik. Aynı zamanda karakter gelişimlerini çok net görebilirdik. 6 bölümlük sezonda, dizinin her bölümüne kitaptan 3 bölüm düşer. Burada da bazı detayları atlayacaklarını düşünüyorum. Devam sezonlarında da 8 bölümden bahsedildi ki bence çok hatalı olur. İlk 2 sezon 8 bölüm kalan sezonlar 10 bölüm üzerinden gidilmeliydi. Tabi izleyip göreceğiz.

Detayları nasıl kısacaklarını bilmiyoruz. Mesela basına yansıyan bazı detaylar var. Harry’nin Hogwarts öncesi gittiği Muggle okulundaki sahneler, Dudley’in doğum gününde hayvanat bahçesindeki dondurmacı gibi sahnelerden bahsediliyor. Eğer onları izleyeceksek karakter gelişimi açısından birçok detayı da izleyeceğiz diye geniş bir yoruma dönebilirim. Çünkü bu sahneler Harry’nin Dursleyler’deki işkenceli hayatına ortak edecektir bizleri. Kitaplardaki kadar nefret edeceğiz demek ki onlardan. Hatta Harry’nin küçülen kazağını bile görebiliriz. Eğlenceli bir sahne olur. Petunia’nın yüzündeki şaşkınlığı ve anlamlandıramamasını izlemek isterim. He tabi kitaplar üzerinden değerlendirince Petunia’nın büyü ve büyücülükten haberi olmasına rağmen kitaptaki şaşkınlık anlamsız gibi gelse de yine de eğlenceli bir sahne olabilir.

6 bölüm üzerinden yorumlamaya devam ediyorum. İlk bölümün sonu Hagrid’in kulubenin kapısını kırması ile bitecektir. İkinci bölümü nasıl sığdıracaklar bilmiyorum ama Hagrid’in anlatacakları, Diagon Yolu ve Hogwarts Express ile dolu dolu geçecektir. Bölümün sonunda Hogwarts’ı görürüz. Bence burası normalde 3 bölümde işlenmeliydi. O zaman birçok güzel detayı da izlemiş olurduk. Devam ediyorum. Üçüncü bölümde Seçmen Şapka, Snape’nin ilk dersi, Quidditch takımına seçilme ve Fluffy ile tanışma olacaktır. Muhtemelen bölüm sonu da Quirell’ın “İfrit” diye bağırıp bayıldığı sahne olacaktır. Dördüncü bölümde ifrit ile tuvalette mücadele, Hermione ile dostluğun kurulması ve ilk Quidditch maçını izleriz. Bence en hareketli ve aksiyonu bol bölüm bu bölüm olacaktır. Hatta arttırıyorum, ilk sezonun en yüksek puanlı bölümünün bu bölüm olacağını düşünüyorum. Beşinci bölüm Kelid Aynası, Nicolas Flamel ve Felsefe Taşı’nın varlığından haberdar olunması ve tabi ki filmlerde göremediğimiz efsane ikinci Quidditch maçı, Hagrid’in Ejderhası Norbert ve Yasak Orman’daki ceza ve kukuletalı yaratığın Harry’e doğru yöneldiği yerde bölüm sonu. Final bölümü de Firenze’nin gelmesi ile başlayıp kitabın sonuna kadar gider. Ekstra not olarak düşeyim, Kelid Aynası bölümü dördüncü bölüme de kaydıralabilir. Hatta Kurbağa’dan çıkan Dumbledore kartının arkasındaki Nicolas Flamel yazısının Harry tarafından okunması ile bile bitebilir. Çünkü beşinci bölümde çok şey oalcak gibi duruyor. Normal şartlarda dört ve beşinci bölümde izleyeceklerimizi üç ayrı bölüme yayıp sezonu 8 bölüm yapabilirlerdi. 6 bölüm olacaksa hikayenin bu kısmı biraz sıkışacaktır. Bunlar da öngörülerim olarak burada yer alsın 🙂

Benim bir diğer merak ettiğim konu şu olacak. Önce kitapları okuyup ardından filmleri izleyenlerin, filmlerde en beğendiği şey tartışmasız müzikleriydi. Diğer bütün konular tartışılır ama bu konu tartışılmaz. Filmleri acımasızca eleştiren ben de dahil olmak üzere filmlerin müziklerine laf eden çıkmaz, çıkamaz. Hans abimizin şaheserleriydi hep onlar. Acaba dizilerde bildiğimiz o müzikleri mi kullanacaklar yoksa bambaşka müzikler eşliğinde mi yapacağız bu yolculuğu? Bence aynı müziği kullanacaklardır. Sizlerin bu konudaki düşüncelerini de merak ediyorum.

Yazıyı çok uzatmadan ilk yorumlarımı ve beklentilerimi böylece ifade etmiş olayım. Tarihe bir not olarak düşmüş olsun. Yıllardır filmleri eleştirirken, keşke dizisini çekseler de filmlerde atlanan güzel ayrıntıların hepsini izleme fırsatı bulsak diyordum. Şimdi dizisi geliyor ve benim beklentim yüksek. Filmlere göre teknolojinin daha çok geliştiği bir dönemde daha güzel efektlerin olacağı, kitapların güzelliğini yansıtan detaylara yer verilmiş hikayeleri izleme imkanı sunacağı filan derken hevesleniyorum. Ama bir yandan da 6 bölümlük ilk sezonda bazı detayların atlanacağını hatta bununda ağırlıklı olarak 4-5. bölümlerde olacağını düşününce inceden bir endişe veriyor. Zaten Snape tercihi yönüyle bir düşüncesizlik varken, endişelerimde haklı çıkmaktan korkuyorum.

Peki sizlerin dizi hakkındaki öngörüleriniz ve beklentileriniz neler? Yorumlarda buluşalım ve tartışalım.

Yorum bırakın