Biliyorsunuz Harry Potter filmleri 2002 yılında başladı. Yirminci yıl özel yapımı ile seride emeği olan bazı isimlerle “Hogwarts’a Dönüş” adı altında belgesel tadında yeni bir yapım yaptılar. Zaten hayranı olan çoğu kişi izlemiştir. Ben de ismini bile Harry Potter evrenin seçmiş birisi olarak, bu yapıma dair görüşlerimi yazmadan duramazdım.
Daha önce tek tek filmlere yönelik yazdığım yazılarımı okuyanlar bilir. Harry Potter evreninde, kitapları güzelleştiren birçok detayı filmlerde es geçtikleri için eleştiririm. Hatta filmleri tabiri caizse yerin dibine sokarım. Filmler boyunca sanki kitaplardaki hikayenin pek önemi yokmuş gibi davrandıklarını düşünüyordum. İşte 20. yıla özel bu yapımda aslında bunu gözümüzün içine sokuyorlar. JK Rowling 90’lı yılların başından beri oturup ilmek ilmek oluşturmuş hikayeyi. Ama böylesine özel bir yapımda toplasanız 2 dakika yer vermemişler, hikayenin yazarına. Efendiler, kusura bakmayın ama JK Rowling yazmasaydı bu hikayeyi, 20. yıla özel bölüm yapacak kadar popüler bir filmi kariyerlerinize ekleyemeyecektiniz. Neden bu vefasızlık? Akıl tutulması resmen. Hani sadece filmler üzerine bir özel bölüm desen kabul edeceğim. Ama o da değil. Çoğu isim aynı zamanda karakterinin gelişimini de anlatıyor. Hatta hepsi hâlâ oynadıkları karakteri “yeniden” canlandırıyorlarmış gibi anlatıyorlar. İyi de o karakterlerin gelişimini de Rowling yazdı. Niye yokmuş ya da ölmüş gibi davrandınız ki? He tabi JK Rowling ablamda yemeyip içmeyip seriyi mahvedecek detaylar üzerine çalıştığı için, sabote etmesinden korkmuş olabilirler. Tek mantıklı açıklama bu yani. Ama onda da zaten sahnelerin montajı sizin elinizdeydi, toparlama imkanınız yine olurdu. Onun yerine sadece birkaç dakikalık kısmı reva görmüşsünüz ya ne diyeyim!
Neyse özel bölümün içeriği ile devam edelim. İkişer üçer kişilik ekipler halinde sanki bir mekanda denk gelmişçesine “butik gruplar” halinde çekilmiş olmasını beğenmedim. Evet böyle bir giriş bölümü olsa da finalinde herkesi aynı ortamda görüp “büyük aile pozu” verilmesini isterdim.
Benzer bir yapımı daha önce Friends yaptı. Orada oyuncuları bir stüdyoda toplayıp, geçmişe dönük hatıra sahneleri ile ilerlemeyi seçmişlerdi. İşte Harry Potter özel bölümünün de benzer bir şey yapmasını beklerdim. Hayranlar önünde çekilmiş, herkesin geldiği bir kısım. Hatta hayranlardan soru alarak seriye dair ve hatta ekibe dair bilmediğimiz detayların ortaya çıkmasına ön ayak olarak özel bölümü de güzelleştirebilirlerdi. Ama muhtemelen tercih olarak masaya bile gelmemiş bu seçenek.
Özel bölüm içerisinde anlatılan birçok detayı zaten aradan geçen 20 yıllık süreçte öğrenmiştik. Bunun için ayrıca 2 saate yakın zamanımızı bizden istemenize gerek yoktu. Yeni bir şeyler katmayacaksa neden özel bölüm yaptınız ki?
Her şeye rağmen oyuncuları ve ekibi küçük gruplar halinde olsa da bir arada görmek iyi geldi. Özellikle oyuncuların anıları hakkında konuşurken duygusallaştığı anlarda, yaşadıkları o hisler bana geçti. Dur bir dakika ya. Bunlar zaten oyuncu. Gerçekten mi duygulandılar yoksa yine rol mü yapıyorlar? Aklımda deli sorular… Şaka şaka tabi ki gerçek duyguları onlar. Onu hissedebiliyorsunuz. Bir de serinin çekildiği döneme ait kamera arkası görüntüler ile zaten bunu ispatlıyorlar. Gerçi onlara da gerek yoktu. 10 yıl boyunca bir ekip olarak sürekli beraber sahne çekeceksiniz, ve bu 10 yıl içinde çocukluğunuz geçecek. Beraber sahne çekmenin yanında beraber büyüyeceksiniz. Tabi ki bu duygular gerçek olacak.
Özel bölümün bize anlattığı kısımlar arasında şey beklerdim, sette hiç mi problem çıkmadı, çıktıysa nasıl çözdüler, ya da oyuncuların en çok zorlandığı sahneler hangileriydi ve neden zorlanmışlardı, vb. sorularında cevaplarını görmeyi beklerdim. Bu yönde tek anlatım Emma ve Rupert arasındaki öpüşme sahnesine ilişkin anılardı. Benzer şekilde diğer oyunculardan da anlatımlar beklerdim. Sanki bu haliyle demişler ki “özel bölüm adı altında toplanalım, birbirimizi övelim ve dağılalım” yani bende oluşan hissiyat ağırlıklı olarak bu şekilde oldu.
Vefat ettiği için sadece ismini anarak anılarını yad ettiğimiz isimler vardı. Severus Snape olarak tanıdığımız Alan Rickman, Narcissa Malfoy olarak bildiğimiz Helen McCrory, ilk iki filmde Dumbledore olarak izlediğimiz Richard Harris, Mr. Ollivander olarak John Hurt, Vernon Dursley olarak Richard Griffiths,… Özellikle Alan Rickman gözünden bu seriyi dinlemek isterdim. Ama…
Her şeye rağmen dediğim gibi butik gruplar halinde de olsa ekibin bir araya gelmesi ve oluşan o duygusallığın bize aktarılmış olması hoşuma gitti. Karakter gibi, bizlerin de karakterlerle beraber büyüdüğünü net şekilde hissettirdiler. Yaşlandık be Harry. Seherbaz olamasak da biz de yaşlandık…