Suç İşleme Psikolojisi

Bir insan neden suç işler? Suç bir sefer işlenip de vazgeçilebilen bir şey midir, yoksa suç işlemek bir meslek gibi midir? İnsan, suç işleme anında nasıl bir psikolojiye sahip olur ya da nasıl bir psikolojiye sahip olduğu için suç işler?

Yukarıdaki sorular aslında en doğru sorular değiller. Ama bir yerden giriş yapmak gerekiyordu. Yazı içerisinde de bazı filmlerden bazı karakterleri örnek olarak sunacağım. Doğal olarak “spoiler” uyarısı yapmam gerekecek. İşte içeriği hakkında bilgi verilen film ve diziler: Breaking Bad, Star Wars, Prisoners (Tutsak-2013), Law Abiding Citizen (Adalet Peşinde-2009), El Secreto de Sus Ojos(Gözlerindeki Sır-2009). Bir dakika ya zaten bunlar çok popüler oldukları için çoğumuzun izlediği ya da spoiler yediği yapımlar. O zaman sıkıntı yok, devam edelim.

Suç işlemenin birçok nedeni olabilir. Ancak hiç de bilimsel olmayan gözlemlerime göre en yaygın suça meyletme sebepleri bence, herhangi bir konuda çaresizlik ya da açgözlülüktür. Çünkü suç işleyen çoğu kişi ya başka çaresi olmadığını söyler ya da itiraf etmese de bir konuda açgözlü davrandığı için suça karışmıştır.

İlk örneğimi Breaking Bad dizisinden Walter White ile vermek istiyorum. Bence kendisi bu konuda mükemmel bir örnek. Yukarıda dile getirdim ama siz diziyi henüz izlemeyen bir avuç kişi arasındaysanız ve “spoiler yemekten” hoşlanmıyorsanız sakince ya sekmenin ya da tarayıcınızın sağ üst köşesindeki çarpıya basın.

Konuyu yeterince dağıttıktan sonra devam edelim. Walter White abimiz, kanser olduğunu öğrenince çok sevdiği karısı ve engelli oğlunun hayatlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmaması adına, kendi ilmini kullanıp uyuşturucu sektörüne giriyor. Hatta hatırlarsınız, kendince bir hesap yapıp, hesabın sonunda ulaştığı miktarda parayı kazandıktan sonra sektörden ayrılmayı planlıyor. Sektöre girme sebebi yani suça bulaşma nedeni ise tamamen çaresizlik, biraz sağlık yönünden çaresizlik, ağırlıklı olarak ekonomik yönden çaresizlik. İstediği parayı elde edince, yani kendini ekonomik güvende hissettiği anda sistemden çıkma hayali ile yola koyulan Walter abimiz, adeta elini verip kolunu kaptırıyor sektöre. Aslında öyle çok övgüye mazhar oluyor ki, çaresizliğinin bittiği noktada açgözlülüğü başlıyor abimizin. Neden daha çok para bırakmasın ki ailesine! Bir lisede sıradan ve kurallara uyan bir öğretmen olan çaresiz Walter hoca, açgözlülüğü ile Heisenberg namı ile bir suç örgütü liderine dönüşüyor. İşte Walter White karakterinin, ilk suçu işlediği an ile dizinin sonundaki an arasındaki ruh ve düşünce dünyasının değişimi öylesine güzel işleniyor olması, diziyi benim favorilerim arasına sokuyor.

Mesela başka bir karakter örneğim ise Star Wars evreninden Anakin Skywalker. Bildiğiniz üzere iyilik timsali bir Jedi olan Anakin, eşini ve çocuğunu kurtarma maksadıyla yani çaresizlik hissi ile Sith öğretilerinden faydalanırken, gücün verdiği haz ile güce duyduğu açgözlülük nedeniyle Darth Vader olarak evrenin o zamana kadar gördüğü en güçlü kötü karaktere dönüşüyor.

Prisoners (Tutsak-2013), Law Abiding Citizen (Adalet Peşinde-2009), El Secreto de Sus Ojos(Gözlerindeki Sır-2009) gibi popüler filmlerde ise kişinin kendi adaletini sağlama amacıyla suç işledikleri örneklendiriliyor. Aslında o senaryolar da bile, mağdur kişi, kendini adalet sistemi tarafından yeniden mağdur edildiğini düşündüğü için, mağduriyetler bütününün kendisini çaresiz hissettirmesi nedeniyle suç işliyorlar.

Sadece filmler üzerinden gitmeyelim. Gündelik yaşamınıza bakın. Mesela hırsızlık suçu, ya açlıktan, sefaletten doğan çaresizlik ile ya da daha fazla mal, mülk, para edinmek isteyen açgözlüler tarafından işleniyor. Öldürme suçu, ya kişinin başkaca bir çıkar yol bulamadığı anlarda gelen çaresizlik ile ya da mağdur/maktul kişide gördüğü ve sahip olamadığı şeye karşı beslenen açgözlülük sebebiyle işleniyor. Örnekler kesinlikle suçu normalleştirme, meşrulaştırma amacıyla verilmemektedir. Hatta daha anlaşılır olmak için, detaylı örnek vereyim. Ülkemizde en yaygın ya da en çok gündem olan öldürme suçu boşanma evresinde olan kişiler arasında yaşanıyor. Taraflardan birisi boşanma sonrasında hayatının mahvolacağını düşündüğü için kendince “çaresizlik sendromuna” giriyor. Bu sürecin sonunda o çaresizlik hissi ile, boşanmayı kabullenemediği için ancak karşı tarafı da evli kalmaya ikna edemediği için suçu işleyebilecek ruh haline girebiliyor. Yine aynı örnek üzerinden gidecek olursak, boşandığı eşinin sadece kendisine ait olduğu düşünen açgözlü düşüncesiz bir beynin kendince kurduğu senaryonun sonunda “ya benimsin ya kara toprağın” noktasına geldiği ve hayata kastettiğini gözlemliyorum. Bu çoğu zaman karşı tarafın canına kastetme olarak görülse de nadiren kişinin kendi canına kastettiğini de görüp, duyuyoruz.

Aslında birçok suç sayılan eylem için benzer örnekler verilebilir. Hepsinin temeline baktığımızda ya çaresizlik ya da açgözlülük olduğunu görebiliriz. Ancak tekrar söylüyorum. Bu yazıda verdiğim örnekler hiçbir şekilde bir şeyi meşrulaştırma amacını taşımamaktadır. Zaten aklı başında her birey açgözlülüğün sebep değil ancak bahane olduğunu ve geçersiz bahane olduğunu bilir. Çaresizlik içinse Kahraman Tazeoğlu’na ait olan bir söz var, onu yazmak yeter sanırım; “Çarenin olmadığı yerde başlamaz böyle bir çaresizlik. Etrafın çarelerle doluyken, hiçbirine dokunamamakla başlar… Beceremediğin için değil, seçemediğin için”.

Şöyle bir geriye doğru bakıyorum. Yazı yeterince uzun olmuş. O yüzden daha fazla detaylandırmadan, daha fazla örnek sunmadan bitirelim.

Sanıyorum ki, bir insanın suç işlemesinin en büyük iki nedeninin çaresizlik veya açgözlülük olduğunu istediğim gibi izah ettim. Kanunu çiğneme ya da vicdanı susturabilme gibi eylemler bir kez olduktan sonra ikinci ve sonraki seferlerde daha kolaylaştığı için, çaresizlik ile işlenen suç, açgözlülük ile devam edebiliyor. Kimi kişilerde çaresizlik ile işlenen suçun ardından pişmanlık ortaya çıkarken, kimi kişilerde de suç meslek haline gelebiliyor.

Peki sizce bir insan neden suç işler? Yorumlarınız ile bana ve diğer okuyucularımıza farklı bakış açıları kazandırabilirsiniz. Bu fırsatı kaçırmayın 🙂

Yorum bırakın