“Özür dilerim,” dedi Frodo. “Ama korkuyorum; Gollum’a da hiç acımıyorum.”
“Onu görmedin,” diye kesti sözünü Gandalf. “Doğru, görmedim, görmek de istemem,” dedi Frodo. “Seni anlayamıyorum. Yani, yaptığı bütün o korkunç şeylerden sonra elflerle birlikte onu sağ bıraktığınızı mı söylemeye çalışıyorsun? En azından şimdi orklar kadar kötü biri o ve düşmandan başka bir şey değil. Ölümü hak ediyor.”
“Hak ediyormuş! Belki hak ediyordur. Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor. Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.
Yüzüklerin Efendisi – Yüzük Kardeşliği
Evet arkadaşlar bu yazımda Yüzüklerin Efendisi serisinde Frodo ile Gandalf’ın arasında geçen bu konuşma üzerinden yola çıkarak belirledim konumuzu. Çünkü günümüzde birçok konuda bize yol gösteren muhteşem bir replik. Savaşlar, mülteciler, siyasi görüşler, suçlular vs gibi konuların tamamında kullanılacak bir söz.
Zaman zaman idam cezasının konuşulduğu dönemlerde ya da yerlerde hep örnek verdiğim cümlelerden biridir, bu replik. Birisinin ölümü hak ettiğine karar verirken ne kadar da kolay dökülüyor cümleler ağzımızdan, ne kadar da basit bir şeymiş gibi söylüyoruz. Ama bu yetkiyi bize veren kim? Birinin hayatına son vermeye ilişkin cümle kurarken acaba haddimizi aşıyor olabilir miyiz?
Yüzüklerin Efendisi serisinde Tolkien, katılmış olduğu Dünya Savaşı’nın kendi üzerindeki etkilerini de yansıtmıştır. Bu sebeple savaş gibi sebepler yüzünden başkasının hayatına kast edilmesine karşılık yazdığını düşünüyorum. Çünkü karşınızda sırf başka bir ülkenin bayrağını taşıdığı, üniformasını giydiği için ölümü hak eden insanlar vardır, ya da biz öyle düşünüyoruzdur. Karşımızdaki kişinin bir evlat, bir eş, bir ebeveyn olması gibi detayların hiçbir önemi yoktur. Savaş öncesi ne kadar hayırsever olduğu gibi detayların da bir önemi yoktur. O an size “düşman” olduğu için ölmesi gerekmiştir, o kadar. İşte Tolkien bu durumdan duyduğu rahatsızlığı ve vicdanı dile getirme amacıyla böyle bir replik yazmış olabileceğini düşünüyorum.
Aslında hepimiz Frodo gibi acımadığımız kişilere ya da diğer canlılara karşı rahatlıkla ölümü hak ettiğini dile getiriyoruz. Ama işin içine acıma girerse, ölümün ağır bir yaptırım olacağını düşünüyoruz, yine tıpkı Frodo gibi. Çünkü hikayenin kalan kısımlarında Frodo’nun Gollum’a karşı acıma duygusu ilerlediği için, Sam’in Gollum’u öldürme isteğine karşı Gollum’dan yana durabiliyor. Ölmeyi hak ettiğini düşündüğü kişi ile ölümünün arasına giriyor. Belki o aşamada Frodo’ya önceki kurduğu cümleyi hatırlatsak muhtemelen pişmanlık duyardı. Başka bir deyişle Gandalf’ı haklı çıkarırdı.
Bu yazının taslağı 2 yıl öncesinde idam cezasının geri getirilmesi tartışmaları yapıldığı zamanlarda aklımda hazırlanmıştı. Tabi sonrasında yazamadım. Koronavirüs salgını zamanlarında da gerek etrafımızda gerek sosyal medyada gördüğüm kadarıyla, sevmediği biri korona olunca hayatını kaybetmesine yönelik “temenni” cümleleri kuruluyordu. Ancak sevdiği biri vefat edince virüse lanet ediliyordu. Hepimiz Frodo gibi ölmeyi hak ettiğini düşündüğümüz kişiler için, hak hukuk adına ölüm dağıtmakta acele ediyoruz. Belki farkında olarak, belki farkında olmadan…
Rusya ve Ukrayna arasındaki “mevzular” kötüleştikçe, “ölüm dağıtmakta acele karar verenleri” gördükçe bu yazıyı artık kelimelere dökmek gerektiğine karar verdim. Hayatın kime, ne getireceği bilinmez arkadaşlar. Ölmesini istediğimiz kişi belki Gollum gibi yapmaya cesaretimiz veya irademiz ya da gücümüz olmayan noktada bir yardımı dokunur, bilemeyiz. Zararı da dokunabilir diyenleriniz olabilir, evet ihtimaldir. Dolayısıyla her zaman her ihtimalin olduğu noktada neden acele karar veriyoruz? Peki ya ölüm mü? Nerede, ne zaman geleceği belli olmayan ve ölmesini hiç istemediğimiz kişilere de uğrayan bir şeydir. O yüzden ölüm gelmeden önce, ölümü hak etmiyor dediğiniz kişilerle olan vaktinizi iyi değerlendirin.
Sizlere farkındalık kazandırmak istediğim husus kısaca böyle. Peki sizler ne düşünüyorsunuz?